SEBZE MEYVEDEKİ OYUN

Son günlerde sebze ve meyvedeki oyunun başrolünde kimler var? Komisyoncular mı, nakliyeciler mi, yoksa tüketiciler mi?
Günümüzde artık sebze ve meyve yemek neredeyse lüks sayılmaya başladı. Herkes biliyor ve her gün bütün kanallarda; “Domates tarlada kaldı”, “Karpuz tarlada kaldı”, “Fasulyem tarlada kaldı” haberleri neredeyse her kanalda yazılmakta, söylenmekte.
Ama kimse, “Bu neden oluyor?” diye kendine sormuyor.
Gazetelere gelince aşağıdaki sebepler sayılmaktadır:
Nakliye ve Lojistik Maliyetleri
Akaryakıt fiyatları: Ürünlerin tarladan alınıp hallere ve marketlere taşınması için kullanılan kamyon ve TIR’ların nakliye giderleri çok yüksektir.
Mesafe: Üretim merkezleri, örneğin Akdeniz Bölgesi ile tüketim şehirleri arasındaki uzaklık, taşıma masrafını doğrudan artırmaktadır.
Aracı ve Tedarik Zinciri
Komisyoncular ve tüccarlar: Ürün tarladan tezgâha gelene kadar birden fazla el değiştirir. Her aracı kendi kâr marjını fiyata ekler.
Kayıt dışı ve hayali ticaret: Tedarik zincirindeki bazı spekülatif ve hayali işlemler, ürünlerin maliyetini suni olarak yükseltebilir.
Paketleme ve İşçilik
Ambalaj giderleri: Kasalar, poşetler, kutular ve paketleme malzemelerinin maliyetleri son yıllarda büyük oranda artmıştır.
İşçilik: Ürünlerin tarlada toplanması, ayıklanması, yüklenmesi ve pazarda sergilenmesi için ödenen işçi ücretleri fiyatlara yansır.
İşçilere bir şey demeyeceğim. Çünkü onlar zaten karınlarını zor doyuruyorlar.
Fire ve Zayiat Oranı
Çürüme ve bozulma: Yaş sebze ve meyveler çabuk bozulduğu için taşıma, bekletme ve reyonlarda yaşanan fire yani zayiat oranları yüksektir.
Maliyete ekleme: Satılamayan veya çöpe giden ürünlerin zararı, satılabilen ürünlerin fiyatına eklenerek çıkarılır.
Pazar Payı ve İşletme Giderleri
Yüksek sabit giderler: Pazar tezgâhı kiraları, manav veya marketlerin elektrik, su, personel ve vergi gibi genel giderleri etiket fiyatını artırır.
Fiyat belirleme gücü: Büyük market zincirleri ve tedarikçiler, piyasadaki fiyatları kendi kâr hedeflerine göre yukarı yönlü şekillendirebilir.
Evet, bunların çoğu gerekçe.
Peki bunları düşürmenin bir yolu yok mu?
Bence var.
Akaryakıt fiyatları
Akaryakıt fiyatları… Evet, bugün için mazot 100 TL’yi geçti.
Bunun çaresi, çiftçilere verilen destekleme gibi, nakliyecilere de sabit fiyattan mazot vermek olamaz mı?
Mesela 100 TL değil de 50 TL’den mazot verilemez mi?
Yatlara yapılan KDV indirimi yüzde 1’e çekilebiliyorsa, sebze ve meyve taşımacılığı yapan nakliyecilere de benzer bir destek sağlanamaz mı?
Ya da kamyonlarla yapılan nakliye, demir yolu üzerinden daha hızlı ve uygun maliyetle gerçekleştirilemez mi?
Komisyoncular yerine kooperatifler olabilir mi?
Komisyoncular yerine kooperatifler ya da Toprak Mahsulleri Ofisi üzerinden ürünler satılamaz mı?
Üretici ile tüketici arasındaki zincir kısaltılamaz mı?
Paketleme maliyetleri azaltılamaz mı?
Paketlemeye destek verilemez mi?
Geri dönüşümlü paketler kullanılamaz mı?
Hem maliyet düşürülüp hem de israfın önüne geçilemez mi?
Hızlı dağıtım ile zayiat azaltılamaz mı?
Ürünlerin tarladan tüketiciye daha hızlı ulaşması sağlanırsa zayiatın önüne geçilemez mi?
Tarladan çıkan ürün neden günlerce beklemek zorunda?
Market ve manavların sabit giderleri
Marketlerin ve manavların elektrik, su, vergi ve benzeri sabit giderleri devlet tarafından daha uygun maliyetlerle desteklenemez mi?
Böylece bu giderlerin doğrudan tüketiciye yansımasının önüne geçilemez mi?
Fiyat denetimi yeniden ele alınamaz mı?
Kafasına göre etiket koyanlar ağır şekilde cezalandırılamaz mı?
Çiftçiler kendi ürettikleri ürünleri pazara getirdiklerinde hal fiyatıyla aynı fiyata satmaları engellenemez mi?
Bunu söyleyince bana “Çiftçinin hakkını yiyorsun” demeyin.
Ama tarlasında yetiştirdiği domatesi hafta sonu pazara getirdiğinde, oradaki esnafa ucuz toptan verip gidiyor. Peki perakendeye gelince tüccar fiyatından vatandaşa satılmıyor mu?
Bunları söyleyince de “Serbest piyasa” deniyor.
Zabıtalar eskiden kontrol ederdi. Şimdi kontrol eden de yok.
Eskiden hal fiyatlarının üzerine belli bir kâr marjı konmaktaydı. Şimdi herkes kafasına göre fiyat yazmakta.
Bunların önüne geçilemez mi?
Kısacası…
Sebze ve meyvenin tarladan sofraya gelene kadar geçtiği her aşamada bir maliyet oluşuyor.
Ama asıl sorulması gereken şu:
Bu maliyetlerin hangisi gerçekten zorunlu, hangisi ise sistemin içinde azaltılabilir?
Benim aklıma gelenler bunlar.
Sizin önerileriniz varsa, bunları da önümüzdeki günlerde paylaşmak isterim.
Şimdilik hoşça kalın.
Levent Kökbudak
Editör / Köşe Yazısı

