GündemSiyasetSon Dakikayazarlar

Mutlak Butlan Kararı ve Kaçırdığımız Asıl Gündem

Son bir haftadır Türkiye siyasetinin en önemli gündem maddelerinden biri CHP hakkında verilen “mutlak butlan” kararı oldu. Kararın ardından siyaset adeta bu konuya kilitlendi. CHP’nin içinde yaşanan tartışmalar, olası senaryolar, parti içi hesaplaşmalar ve liderlik tartışmaları günlerdir konuşuluyor.

Bir tarafta “Özgür Özel yeni parti kuracak” iddiaları, diğer tarafta “Kemal Kılıçdaroğlu partiyi ele geçiriyor” yorumları… Partili partisiz herkes bu tartışmaların içine çekildi. Televizyon ekranlarında, sosyal medyada, kahvehanelerde ve iş yerlerinde tek konuşulan konu neredeyse bu oldu.

Peki bu süreçte neyi unuttuk?

Ekonomiyi…

Emeklinin beklediği zammı unuttuk. Asgari ücretlinin geçim mücadelesini unuttuk. Pazardaki fiyatları, market raflarını, kira sorununu ve vatandaşın günlük hayatındaki ekonomik sıkıntıları ikinci plana attık. Sanki ülkenin başka hiçbir meselesi kalmamış gibi günlerdir aynı tartışmanın etrafında dönüp duruyoruz.

Dahası, bu karar sadece Türkiye’de değil, uluslararası basında da geniş yankı buldu. New York Times’tan The Guardian’a, Deutsche Welle’den Le Monde’a kadar birçok yayın kuruluşu kararı kendi bakış açılarıyla değerlendirdi. Kimisi “muhalefete yönelik yeni bir hamle” dedi, kimisi “yargısal darbe” yorumunda bulundu, kimisi de Türkiye’deki siyasi rekabet ve demokrasi tartışmaları üzerinden analizler yaptı.

Ancak benim dikkat çekmek istediğim nokta başka.

Gerçekten bütün bu tartışmalara gerek var mıydı?

Mahkeme kararının ardından Sayın Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’nin merdivenlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nu karşılasaydı… “Buyurun Sayın Genel Başkanım, emanetiniz emanettir. Gelin birlikte bu süreci yönetelim” deseydi…

Kemal Kılıçdaroğlu da buna karşılık, “Hayır, ben kimsenin elinden bir şey almaya gelmedim. Bu parti hepimizin. Birlikte hareket edeceğiz” diyebilseydi…

Ortaya çok daha farklı bir tablo çıkmaz mıydı?

Belki de bugün Türkiye, CHP içindeki kavgalardan değil, CHP içindeki birlik görüntüsünden söz ediyor olurdu.

Siyaset bazen hukuki tartışmalarla değil, verilen görüntülerle şekillenir. Bazen tek bir fotoğraf, yüzlerce açıklamadan daha güçlüdür. Genel merkez binasının önünde omuz omuza duran iki liderin vereceği mesaj, yalnızca CHP tabanına değil, tüm Türkiye’ye ulaşabilirdi.

Çünkü insanlar artık kavga görmekten yoruldu. İnsanlar sürekli kriz değil, çözüm görmek istiyor. Sürekli ayrışma değil, uzlaşma görmek istiyor.

Belki de bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey tam olarak budur.

Dış basının ne dediğinden önce, bizim kendi meselelerimizi kendi olgunluğumuzla çözebilmemizdir.

Çünkü bir ülkenin gücü, hakkında yapılan yorumlarla değil; kriz anlarında gösterebildiği birlik ve sağduyuyla ölçülür.

Başa dön tuşu