Spor

TRABZONSPOR’DA SORU İŞARETLERİ BÜYÜYOR

Bu kadar kaliteli bir kadroya rağmen ortaya konulan futbol, doğal olarak teknik heyet ve takımın yönetim biçimiyle ilgili ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Ortada olmayan bir oyun, farklı bir mağlubiyet ve sonrasında Fatih Tekke’nin istifası…

Açıkçası bu istifanın kabul edilmesinin doğru olup olmadığını tartışmak gerekiyor. Daha önce scout ekibinde yaşanan ayrılıklar, yapılan transferler ve takımın saha içindeki görüntüsü, yaşananların bir anda ortaya çıkmadığını gösteriyor.

Bence Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın bu süreçte çok dikkatli hareket etmesi gerekiyor.

Asıl sorulması gereken soru şu:

Yapılan transferlerden sonra bu oyuncuları doğru şekilde kullanabilecek bir taktik yapı ve antrenman sistemi oluşturulabildi mi?

Takımın elindeki kadro kalitesine rağmen sahaya yansıyan görüntü, bu konuda ciddi bir sorgulamayı zorunlu kılıyor.

Ancak her şeye rağmen Trabzonspor’un Avrupa macerası sona ermiş değil. Temsilcimiz Konferans Ligi’nde yoluna devam edecek.

Şimdi yapılması gereken şey çok açık:

Kargaşadan bir an önce çıkmak, hedefi yeniden belirlemek ve kalan Avrupa yolculuğunu doğru planlamak.

Konferans Ligi’nde Trabzonspor’un başarılı olması için hâlâ önemli bir fırsat bulunuyor.

Başarılar Trabzonspor.

BEŞİKTAŞ KAZANARAK DEĞİL AMA YOLA DEVAM EDİYOR

Beşiktaş cephesinde ise ilk maçın avantajının getirdiği rahatlık ve rehavet dikkat çekti.

Teknik heyetin daha fazla forma şansı bulamayan oyunculara fırsat vermesi ve bazı futbolcuların form tutmasını amaçlaması anlaşılabilir bir tercih.

Ancak maçın en dikkat çekici noktalarından biri, temsilcimizin kalesine gelen ilk ciddi şutun golle sonuçlanması oldu.

Üstelik bu durum sadece bu maç için değil, iki maçlık süreç açısından da düşündürücü.

Çünkü sonrasında rakibin yakaladığı pozisyonlar da golle sonuçlansaydı, bugün çok daha farklı şeyleri konuşuyor olabilirdik.

Mağlubiyetle yoluna devam etmek elbette keyif vermiyor.

Ancak sonuç olarak Beşiktaş, Avrupa Ligi’nde mücadelesini sürdürecek.

Buradan sonrası için daha dikkatli, daha disiplinli ve özellikle savunma hatalarını minimuma indiren bir Beşiktaş izlememiz gerekiyor.

Avrupa Ligi’nde başarılar Beşiktaş.

FENERBAHÇE’DE 18 YILLIK HASRET SONA ERDİ

Fenerbahçe için ise Avrupa haftasının en büyük mutluluklarından biri yaşandı.

18 yıllık Şampiyonlar Ligi hasreti sona erdi.

Uzun yıllar sonra Galatasaray ve Fenerbahçe’nin aynı sezonda Şampiyonlar Ligi’nde yer alacak olması Türk futbolu adına gerçekten önemli.

Yapılan transferler, harcanan paralar ve verilen emeğin karşılığını Avrupa’nın en büyük sahnesinde almak Fenerbahçe için büyük bir kazanım oldu.

Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim:

Deplasmanda ortaya konulan futbol, kendi sahamızda da sergilenseydi turu bu kadar zora sokmadan, rakibe daha az fırsat vererek sonuçlandırabilirdik.

İlk maçtan sonra Greenwood’un golü için, “Belki de turun kapısını aralayan gol” demiştim.

Gelişmeler, bu yorumun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.

Takım içerisinde özellikle Oğuz Aydın ve Ederson’un performansını çok beğendim.

Ederson, beklenen seviyede bir performans ortaya koyarak takıma önemli katkı sağladı ve tur yolunda kritik bir rol oynadı.

Maçın saha dışındaki en büyük gündemi ise Guendouzi ile ilgili yaşanan olaylardı.

Maç öncesinde başlayan gerilim, sonrasında yaşananlarla birlikte farklı bir boyuta ulaştı.

Tribünlerden gelen küfürler ve kışkırtmaların bu olayların yaşanmasında etkili olduğu açık. Bu nedenle ilgili süreçle ilgili UEFA’nın nasıl bir karar vereceğini hep birlikte göreceğiz.

ŞAMPİYONLAR LİGİ KURASI

GALATASARAY İÇİN ZORLU YOL

Galatasaray; Barcelona, PSG, Aston Villa, Sporting, Feyenoord, Lille, Stuttgart ve AEK ile eşleşti.

Açıkçası temsilcimizin oldukça zorlu bir kura çektiğini düşünüyorum.

Ancak Galatasaray, Avrupa’da zor maçları oynamayı seven ve büyük karşılaşmalarda farklı bir kimliğe bürünebilen bir camia.

Özellikle kendi sahasında oynanacak Barcelona ve Aston Villa maçları, grubun kaderi açısından son derece önemli olabilir.

Hedef, gerçekçi bir şekilde bakıldığında ilk 16 içerisinde yer almak olmalı.

Kolay olmayacak ama imkânsız da değil.

Galatasaray’a Şampiyonlar Ligi yolunda başarılar diliyorum.

FENERBAHÇE’NİN KURASI DAHA UYGUN

Fenerbahçe ise Atletico Madrid, Liverpool, Aston Villa, Roma, Shakhtar Donetsk, Villarreal, Prag ve LASK ile eşleşti.

Kağıt üzerinde Galatasaray’a göre daha dengeli bir kura çektiğini söyleyebiliriz.

Fenerbahçe’nin ilk 24 içerisinde yer alma şansı oldukça yüksek.

Yeter ki sakatlık sorunları yaşanmasın ve takım doğru zamanda doğru performansı ortaya koyabilsin.

AVRUPA’DA ARTIK KOLAY RAKİP YOK

Avrupa’nın bu aşamasında artık kolay rakip yok.

Her takım güçlü.

Her takımın bir planı var.

Her takım sahaya belirli bir stratejiyle çıkıyor.

Bu nedenle sadece kaliteli futbolculara sahip olmak yetmiyor.

Mental olarak güçlü olmak, fiziksel olarak mücadeleye dayanmak ve en önemlisi taktik planı doğru uygulamak gerekiyor.

Bu sezon Avrupa’da bizi uzun ve zorlu bir yol bekliyor.

İnşallah hem Galatasaray hem de Fenerbahçe yollarına devam eder ve Türk futbolunu Avrupa’da en iyi şekilde temsil eder.

Trabzonspor ve Beşiktaş’ın da mücadele ettikleri kulvarlarda önemli başarılara imza atmasını diliyorum.

DİPNOT

Galatasaray ve Fenerbahçe, en son 2001-2002 sezonunda birlikte Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmişti.

O sezon Fenerbahçe turnuvaya puan alamadan veda etmişti.

Umarım tarih bu kez tekerrür etmez ve iki temsilcimiz de Avrupa’da uzun bir yolculuğa çıkar.

Hoşça kalın, esen kalın.

İlhami ÖZER

Yazar

Başa dön tuşu