HAFTANIN PANORAMASI

Bu hafta ligin 4. haftası oynandı ve bir derbi heyecanı ile bu hafta geçti.
Hafta, Başakşehir-Galatasaray maçı ile başladı. Seyir zevki ve heyecanı yüksek, bol adrenalinli, son dakika golüyle kazanılan bir maçtı. Maçta neler olmadı ki…
Galatasaray etkili başlayan taraftı. Ön alan baskısını doğru yapıp doğru kişileri de bulunca, etkili ataklarla bol pozisyonlu bir on dakika seyrettik. Galatasaray’ın golü de yine ön alan baskısından geldi. Osimhen’in muhteşem vuruşu üst direğe çarpıp çizgi içinden çıktı ve VAR kararıyla gol geldi.
Osimhen sakatlanıp çıkmasa maç başka bir yere doğru gidebilirdi. Ancak onsuz bir ön alan baskısı olmadığı için tüm oyunun Galatasaray sahasına yıkılmasına neden oldu.
Başakşehir’e verilen penaltı ise Türk hakemliğinin geldiği son noktanın en somut örneği. Basit ve net bir penaltı değildi, müdahale de yoktu.
İkinci yarıda ise Leao’nun girişi ile oyuna yeniden hareket geldi. Kırmızı kartla beraber oyun ortadayken Galatasaray lehine döndü ve Leao’nun hızı, çalımları ve etkinliği ile daha da etkili olan taraf, son dakika serbest vuruş golüyle galibiyeti Galatasaray aldı.
Başakşehir ise atılan uzun toplarla beraber her atağında etkiliydi ve rakip takım savunmasına üstünlük kurarak maçı çevirecek tehlikeli ataklar geliştirdi. Ne yazık ki kırmızı kart maçı değiştirdi.
Ancak savunmadaki zafiyetler ve performans düşüklüğü, Galatasaray açısından Şampiyonlar Ligi öncesinde büyük soru işareti. Bir sorun da Osimhen ve Lemina’nın sakatlığı. İki oyuncu da Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk maçta görev yapamayacaklar.
DERBİDE KAZANAN BEŞİKTAŞ
Dev derbi heyecanı ve aksiyonu bize maç öncesinde sunacağının belirtilerini göstermişti.
Özellikle Beşiktaş; yüksek tempo, ön alan baskısı, dikine ve zamanında paslar, orta saha parselizasyonu ve iştah açısından Fenerbahçe’nin önünde başladı.
Buna rağmen ilk golü taç atışından gelişen karambolde Skriniar ile Fenerbahçe buldu. Bu zamandan sonra Beşiktaş daha etkili oynamaya başladı ve Trossard’ın pasında ceza sahası içinde Rıdvan savunma arkasına sızarak gelişine vurdu. Top direğe çarpıp gol oldu ve ilk yarı berabere bitti.
İkinci yarıda ise Beşiktaş daha etkiliydi. Dikine pasları ve kanat değiştirmeleri kusursuz yapan, Orkun’un da muhteşem oyunuyla golün geleceği neredeyse belli iken, İsmail Kartal’ın orta sahayı kaybetmesi ve çözüm üretememesi Beşiktaş adına ikinci golün gelmesine engel olamadı.
Fenerbahçe’de İrfan Can Kahveci neden ilk on bir başladı, galiba hoca dışında kimse bilmiyor. Kerem çok etkisizdi. Greenwood bir şeyler yapmaya çalışıyordu ama bunu etkisiz kılan ise Beşiktaş’ın oyunuydu.
Italiano adeta ders verircesine takımını oynattı. Açıklık vermedi, hatlar arası mesafe kısaydı, orta sahaya hükmetti. Vlahoviç’in ve takımın bitmeyen enerjisi ve temposuyla Beşiktaş, sahada Fenerbahçe’yi ezerek yendi.
Bir olay da şu ki; Skriniar-Vlahoviç eşleşmesinde iki oyuncunun sarı kart gördüğü pozisyonda iki oyuncu da kırmızı görmeliydi. Hatta Skriniar, yaptıklarıyla bunu daha önce de hak ettiğini düşünüyorum. Her hafta bir dirsek sorunu var ve hakemlerimiz bunu görmüyor.
Dev derbide muhteşem oyunu ve her bir oyuncunun performansı ile Beşiktaş, istediğini alan taraf oldu ve haftanın kazananlarından biri oldu.
TRABZONSPOR NEFES KESTİ
Sahaya Hüseyin Çimşir ile çıkan bordo-mavililer, 5-0’lık Gençlerbirliği galibiyeti ile nefes kesti.
Erken gelen goller, etkili oyun ve istekle beraber Trabzonspor ilk yarıyı 3-0 önde kapadı. İlk yarıda değişen oyunla beraber oyun kimliğini bulmaya çalışan bordo-mavililer, bunun meyvesini de maçın sonucu ile almış oldu.
Yeni transfer Dju’nun da gol atması, Salah’ın etkili oynaması, Fabinho’nun orta sahadaki etkinliği ile dikine ve hızlı paslarla golleri buldu. Onuachu attığı iki golle galibiyette önemli rol oynadı.
Bu takımın oynayacağı futbol bu ve bunu oynatacak yeni hoca ile Trabzonspor, şampiyonlukta önemli adaylardan bir tanesi olduğunu bugün bir kez daha gösterdi.
FİLENİN SULTANLARI ÜST ÜSTE YİNE ŞAMPİYON
Filenin Sultanları, kızlarımız ikinci kez üst üste Avrupa Şampiyonu oldu.
Kızlarımızı ne kadar övsek, ne kadar göklere çıkarsak az kalır. O kadar güzel şeyleri hak ediyorlar ki, o kadar güzel şeyler yaşatıyorlar ki gurur duymamak elde değil.
Kaptan Eda Erdem, en değerli oyuncumuz Melissa Vargas, Zehra Güneş, İlkin Aydın, Hande Baladın ve tüm kızlarımıza yaşattıkları her şey için teşekkür ediyorum.
AYYILDIZLI bayrağımızı göndere çıkartıp, İstiklal Marşımızı okutmanızın karşılığı yok. Hakkınız ödenmez.
Gelecek nesillere aktarılacak, anlatılacak kadar büyük şeyler yaşıyoruz. Umarım gelecek nesiller de bu başarıyı devam ettirir.
Türk kadınının isteyince yapamayacağı şey yoktur.
TEBRİKLER SULTANLARIMIZ.
Görüşmek üzere.
Hoşça kalın, esen kalın.
İLHAMİ ÖZER

