GündemSiyaset

Savaşın Kazananı Kim? 26 Günlük Süreçte Dengeler Değişti

Savaş başlayalı 26 gün oldu. Bu süreçte özellikle İsrail ve ABD cephesinde, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirerek enerji kaynakları üzerinde hakimiyet kurma hedefi öne çıkıyordu. Ancak gelinen noktada, savaşan taraflar arasında net bir kazanan henüz ortaya çıkmadı. Buna karşılık, savaşın dışında kalan bazı ülkelerin ciddi ekonomik kazanç elde ettiği görülüyor.

Bu süreçte en dikkat çeken ülke Rusya oldu. Washington yönetimi küresel arz sıkıntısını azaltmak için yaptırımları gevşettikçe, Rusya’nın Hindistan’a ham petrol satışları yaklaşık %50 oranında arttı. Bazı tahminlere göre Moskova, sadece Mart ayı sonuna kadar 5 milyar dolar ek gelir elde edebilir. Bu gidişle Rusya’nın, 2022’den bu yana enerji gelirlerinde en yüksek seviyeye ulaşması bekleniyor.

ABD’nin Körfez ülkelerinin durumuna rağmen bu süreci yönetme şekli, dolaylı olarak Rusya’ya ekonomik avantaj sağlamış durumda. Bunun yanında, enerji krizi nedeniyle kömüre yönelim artarken, Endonezya gibi büyük kömür ihracatçıları da bu süreçten kazançlı çıkan ülkeler arasında yer alıyor.


Kaybedenler: ABD, İngiltere ve Avrupa

Peki ya ABD? Başkan Donald Trump, petrol fiyatlarının yükselmesiyle ülkenin daha fazla gelir elde ettiğini savunsa da, tablo bu kadar basit değil.

Her ne kadar petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi Amerikalı üreticilere milyarlarca dolarlık ek gelir sağlama potansiyeli taşısa da, ABD’yi net bir kazanan yapmak için bu yeterli değil. Bunun birkaç nedeni var:

  • ABD’li üreticilerin bir kısmı Ortadoğu’daki gelişmelerden olumsuz etkileniyor
  • Kaya petrolü üreticileri, düşük fiyatlar nedeniyle yıllardır kapasite azaltmış durumda ve üretimi hızlı artırmakta zorlanıyor
  • ABD, kişi başına enerji tüketiminde dünyanın en yüksek seviyelerinden birine sahip

Özellikle sert kış şartlarında ve uzun mesafeli ulaşımda yüksek yakıt tüketimi, petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan halkı etkilemesine neden oluyor. Ekonomistler, petrol fiyatlarının 140 dolar seviyesine çıkması halinde ABD ekonomisinin küçülme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor.


ABD’den Kritik Hamle: 100 Yıllık Yasa Askıya Alındı

Tüm bu gelişmeler yaşanırken ABD yönetimi dikkat çeken bir adım attı. Beyaz Saray, 1920 yılında yürürlüğe giren Jones Yasası’nı 60 günlüğüne askıya aldı.

Bu yasa, ABD limanları arasında taşımacılığın yalnızca ABD yapımı gemilerle yapılmasını zorunlu kılıyordu. Yeni kararla birlikte yabancı gemilerin de taşımacılık yapmasının önü açıldı.

Yetkililere göre bu adım, petrol, doğalgaz, gübre ve kömür gibi kritik kaynakların daha hızlı ve serbest şekilde taşınmasını sağlayacak. Ancak uzmanlar, akaryakıt fiyatlarının artış nedeninin taşımacılık değil, doğrudan petrol fiyatları olduğunu belirterek bu kararın fiyatları düşürmede sınırlı etkisi olacağını ifade ediyor.


Altın ve Gümüş Piyasası da Etkilendi

Savaşın etkileri sadece enerjiyle sınırlı kalmadı. Küresel piyasalarda altın ve gümüş fiyatlarında da dalgalanmalar yaşandı.

ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutma kararının ardından altın fiyatlarında düşüş görüldü. Ons altın 4.800 dolara kadar gerilerken, gram altın 6.800 liranın altına indi.

Benzer şekilde gümüş fiyatları da geriledi. Özellikle İsrail’in İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırılarının ardından gümüşün ons fiyatı 80 dolardan 75 dolar seviyesine düştü.


Dünya Bu Süreçten Nasıl Çıkacak?

Tüm bu gelişmeler, savaşın yalnızca bölgesel değil, küresel etkiler yarattığını açıkça ortaya koyuyor. Enerji fiyatlarından piyasalara, ticaretten günlük yaşama kadar birçok alan bu süreçten doğrudan etkileniyor.

En kritik soru ise şu:
Savaş yakın gelecekte sona ererse, dünya eski dengesine dönebilecek mi?

Uzmanlara göre bu kolay olmayacak. Çünkü savaşın ekonomik etkileri, çatışma sona erse bile uzun süre hissedilmeye devam edecek.


✍️ Editör: Lavent Kökbudak

Başa dön tuşu