
Milletvekili geçişleri 7 Ocak 2026’da gerçekleşti; kamuoyunda yeniden gündeme gelmesi ise daha sonraya denk geldi.
Son günlerde sosyal medya ve bazı haber platformlarında “3 CHP’li milletvekili AK Parti’ye geçti” iddiası sıkça paylaşılıyor. Bu iddia kamuoyunda tartışma yaratırken, olayın ayrıntıları incelendiğinde tablonun daha farklı olduğu görülüyor. Gerçekler, iddia edildiği gibi üç CHP’li milletvekilinin aynı anda iktidar partisine geçmediğini ortaya koyuyor.
Edinilen bilgilere göre toplam üç milletvekili, Adalet ve Kalkınma Partisi saflarına katıldı. Ancak bu isimlerden sadece biri Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek AK Parti’ye geçti. Diğer iki milletvekili ise daha önce DEVA Partisi ve Gelecek Partisi kökenliydi ve bir süredir bağımsız milletvekili olarak görev yapıyordu. Bu nedenle “3 CHP’li AK Parti’ye geçti” söylemi gerçeği tam olarak yansıtmıyor.
Söz konusu geçişler 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşti. AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen grup toplantısında milletvekillerine rozet takılmasıyla süreç resmiyet kazandı. Yani geçişler son günlerde değil, yılın ilk haftasında tamamlandı. Buna rağmen kamuoyunun önemli bir kesimi bu gelişmeyi daha geç fark etti.
Peki neden şimdi gündeme geldi? Uzmanlara göre bunun birkaç nedeni var. Öncelikle geçişlerin yaşandığı dönemde ekonomi, dış politika ve yerel siyaset başlıkları ön plandaydı. Bu nedenle haber bazı medya kuruluşlarında sınırlı yer buldu. Ayrıca sosyal medyada olayın “3 CHP’li” şeklinde genelleştirilerek paylaşılması, konunun yeniden tartışılmasına yol açtı. Yanlış veya eksik bilgilerle yapılan paylaşımlar, haberin etkisini gecikmeli olarak artırdı.
Siyasi kulislerde ise bu geçişlerin ideolojik bir kırılmadan çok pragmatik nedenlere dayandığı konuşuluyor. Milletvekillerinin Meclis’te daha etkili olma isteği, siyasi gelecek planları ve muhalefet içindeki memnuniyetsizlikler bu kararların arkasındaki başlıca faktörler olarak gösteriliyor.
Özetle; üç milletvekili AK Parti’ye geçmiştir, ancak bunların yalnızca biri CHP kökenlidir. Geçişler yeni değildir, fakat kamuoyundaki yankısı sonradan oluşmuştur. Bu ayrım, konunun doğru anlaşılması açısından kritik önem taşımaktadır.
